Zihinsel Beden 24/10/10

düşüncelerimizin, yorumlarımızın, alılcı ve sezgisel algılarımızın hepsini zihinsel beden doğurur. titreşimleri eterik ve astral bedeninkilerden daha yüksek ve yapısı daha az yoğundur. şekli ovaldir ve kişi daha yüksek düzlemlere çıktıkça ...


düşüncelerimizin, yorumlarımızın, alılcı ve sezgisel algılarımızın hepsini zihinsel beden doğurur. titreşimleri eterik ve astral bedeninkilerden daha yüksek ve yapısı daha az yoğundur. şekli ovaldir ve kişi daha yüksek düzlemlere çıktıkça hacmi, astral beden ve duygusal auranın birleşimi kadar yer kaplayan bir noktaya yükselebilir. zihinsel bedenin aura yayılımı birkaç metreye kadar uzayabilir.

zihinsel olarak az gelişmiş bir insanın zihinsel bedeni sütlü, beyaz bir madde görünümündedir. zaten az olan renkleri donuk ve yapısı da geçirimsiz olur. bir insanın düşünceleri ne kadar canlıysa ve farkındalığı ne kadar derinse zihinsel bedenin ışıldadığı renkler de o kadar açık ve yoğun olur.

astral beden gibi zihinsel beden de yüksek ve alçak oktavları vardır. çoğu insanın tek gerçeklik olduğuna inandığı, akılcı ve mantık sırası izleyen düşünce, alçak frekanslarla ifade edilir. bu çeşit zihinsel aktivite fiziksel düzeydeki algılara bağlıdır. bilgiler fizik beden ve duyularl zihinsel beden yoluyla astral bedene iletilir. astral beden, alınan bilgileri duygulara çevirerek zihinsel bedene gönderir. zihinsel bedende de bu duygular düşüncelere uyarlanır. astral beden ve çözümlenmemiş duygusal kalıplar, bilgiyi çarpıtarak yanlı düşünceler doğurur. dünyamızda olup bitenleri değerlendirmek için kullandığımız tekrarlanan düşünce kalıpları bu şekilde ortaya çıkar. yani, akılcı zihin aslında hiçbir zaman yansız ve nötr olamaz.

bu yolla zihinsel bedende ortaya çıkan düşünceler genellikle kişisel mutluluk ve dünyevi sorunlarla ilgilidir. zihinsel bedenin gerçek işlevi, gittikçe artarak, sorunlara akılcı çözümler bulmak olur. ne var ki, bu özgün karakterin çarpıtılması ve yeteneklerinin sınırlanması demektir. zihinsel bedenin asıl görevi, ruhsal beden düzleminden çıkarak ve akılcı zihinle bütünleşerek evrensel gerçeği yakalamaktır. sonra da bu gerçekler somut koşullarda uygulanarak, evrensel kanunla uyumlu çözümler getirir.

varlığımızın ruhsal düzleminden bu yolla getirilen bilgi, kendini, önce sezgi ve anlık içgörüler şeklinde hayal ya da ses olarak gösterir; daha sonra da sözlü düşüncelere çevrilir. eşyanın gerçek doğasını farketmemizi sağlayan bir içgörü kazandırır. bu gerçeklik, akılcı zihinden kaynaklanan lineer anlayışın aksine holografiktir.

üçüncü göz çakrası ve taç çakrası arasındaki bir bağlantı yoluyla zihinsel bedenin yüksek derecelerine ulaşabilir.

zihinsel beden bir kez tamamen geliştikten sonra, ruhsal bedenin aynası olur ve kişi, yaşamındaki yüksek benliğin bilgeliğinin ve holistik anlayışının farkına varır.

alıntı


Cevap yazabilirsiniz, veya trackback ile sitenizden ulaÅŸabilirsiniz.

Cevap Yazın

close comment popup

Leave A Reply